3 Mart 2010 Çarşamba

Panik Atak Nedir ?

Yeterince nefes alamadığınızı hissediyorsunuz, kalbiniz yerinden fırlayacakmış gibi atıyor, içiniz sıkışıyor. Herkesin günlük yaşamında yaptığı bazı şeyleri yapamıyorsunuz; süpermarkete ya da sinemaya gitmek, uçağa ya da asansöre binmek gibi… Kaygılanıp, korkuyorsunuz. Korkularınızın herhangi mantıklı bir nedeni olmadığını biliyorsunuz ama yine de bu duygunuzla başedemiyorsunuz. Aklınızı yitireceğinizi, tümüyle kontolünüzü kaybedeceğinizi, bayılacağınızı hatta kalp kirzi geçirip öleceğinizi düşünüyorsunuz. Yalnız değilsiniz!

Panik atak aşağıda sayılan 13 bedensel ve bilişsel belirtilerden en az dördünün eşlik ettiği yoğun korku ve rahatsızlık hissidir.

1 – Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama
2 – Terleme
3 – Titreme ya da sarsılma
4 – Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma
5 – Soluğun kesilmesi
6 – Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı duyma
7 – Bulantı ya da karın ağrısı
8 – Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
9 – Derealizasyon ya da Depersonalizasyon Dış dünya yada kendisi gerçekliğini kaybetmiş gibi hissetme.
10- Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu
11- Ölüm korkusu
12- Uyuşma ve karıncalanma duygusu
13- Üşüme ürperme ve ateş basması

Bu belirtiler genellikle 10 dakika gibi bir sürede yoğunlaşarak doruk noktada sıkıntı verir sonra da genellikle yavaş yavaş azalır. Bu durum bir kez olursa panik nöbet olarak isimlendirilir. Ancak tekrarlamalarla gideceğinden kişi ne zaman olacak diye beklentiden dolayı sıkıntı duymaya başlar ki buna beklenti anksiyetesi denir. Bu anksiyete nedeniyle dışarı yanlız çıkmaktan korkmaya yanında birisi olmadan uzağa gitmekten kaçınmaya başlar. Tekrarlayan panik nöbetlere ve kaçınma davranışının eşlik ettiği duruma panik bozukluk denir.

Panik atak hastalarında yaşanan bu nönetler bunaltıcı, yorucu sinir bozucudur. Ama size iyi bir haberimiz var.

Panik ataklardan kurtulabilirsiniz.

Bu atakların yarattığı kaygıdan kurtulabilirsiniz.

Panik atak yüzünden artık hiçbir planınızı iptal etmenize gerek kalmayabilir.

Panik ataklar farkında olmadan öğrenilen davranışlar sonucunda oluşurlar. Ataklardan kurtulmak için yapmanız gereken bu davranışları yapmamayı öğrenmektir. Genelde insanlar atakları daha az yaşamak için;

- Panik atak yaşayabileceklerini düşündükleri tüm olayları saf dışı bırakmaya ve kendilerini güvende hissetmedikleri, yardım görmeyecekleri her yerden kaçmaya çalışırlar.
- Yeniden yaşayabilecekleri panik atağını düşünerek sürekli yeni atağın sinyallerini beklemeye çalışırlar.

Ancak bu korkular gittikçe daha büyük korkulara ve bu korkulardan daha çok kaçınmaya yol açar. Peki yaşanan bu kısırdöngüyle nasıl başaçıkabilirsiniz Panik atağın temelinde bulunan iki ana unsurla başa çıkmada iki aşamalı bir çalışmayla başarılabilir.

- Kişinin içinde yaşanan kaygı ve sıkıntı duygusunu kontrol altına alarak, paniğe kapılma korkusunu azaltmak.
- Panik yaratabilecek olan olay ve duygulardan kaçınmayı sona erdirmek.

Bu noktada ilk anlaşılması gereken nokta şudur Panik Atak Tehlikeli Bir Virüs Değildir. Bu anlaşıldıktan sonra panik atak duygusunu yaratan olaylarla yüzleşilmeli ve yarattığı duygularla başa çıkmayı öğrenmelisiniz.
[ Devamı ... ]

Sirengomiyeli Nedir ?

Sirengomiyeli

Omurilikte ve medulla oblongatada ( omirilik soğanı) boşluklar ortaya çıkan bir hastalık türüdür. Yunanca’ da Omurilikteki boşluk anlamına gelmektedir. Boşluklar sıklıkla boyun omurları ve sırt omurlarının hizasında, omuriliğin gri maddesine yerleşmektedir. Sirengomiyeli daha çok 25-40 yaşları arasındaki erkeklerde görülmektedir.

sirengomiyeli belirtileri

Çoğunlukla bir elde yavaş yavaş gelişen kas zayıflaması ve güçsüzlük ortaya çıkar, aynı elde ağrı olur ve ipi duyusu da azalır ya da kaybolur. Bunun sonucu olarak da hasta elini yaktığının ya da kestiğinin farkına varamaz, bunlardan ağrı duymaz.
Hasta olan kolda gevşek bir felç yerleşir, derin refleksler kaybolur, hastanın sırt, omuz ve kolların dış bölümlerinde ağrı ve ısı duyusu kaybı saptanır. Buna karşılık aynı bölgelerin dokunma duyusu sağlam kalır. Yüzeysel duyu öğelerinden bir bölümü sağlam kalırken, bazılarının kaybolması olayına Sirengomiyelik disosyasyon denilmektedir. Hastalık, ilerledikçe benzer bozukluklar, diğer el ve kolda da gelişebilir.

sirengomiyeli tedavisi

Hastalığın tedavisinde bazı cerrahi ve ilaç tedavileri denenmektedir. Etkilenmiş bölgeye ışın tedavisi uygulamakta yarar sağlamaktadır.
[ Devamı ... ]

Dizanteri Nedir ?

Dizanteri; şiddetli kanlı ishal ile karakterize olarak seyreden bir tür kalın bağırsak enfeksiyonudur, bulaşıcı ve salgın olan dizanteri hastalığı halk arasında kanlı basur olarak da bilinmektedir.Dizanteri nin iki ana şekli vardır, basilli dizanteri, amipli dizanteri.

Basilli dizanteri

Shigella grubu mikroplar tarafından meydana getirilir. Tek tük vak’alar halinde yurdumuzun her yerinde devamlı olarak vardır. Şartlar müsait olunca salgınlar da yapar. Dizanteri basilinin kaynağı insanlardır, direk temas veya su , besin gibi maddelerle dolaylı yoldan bulaşır. Hastanın dokunduğu çatal, kaşık, bardak, havlu, kapı tokmakları,wc musluklarında basiller söz konusudur.Dizanteriyi hafif geçirenler kolayca yayabilirler o yüzden toplu taşıma araçlarında, umumi tuvalatlerde dikkatli olmakta yarar vardır, hiçbir hastalık belirtisi olmaksızın dizanteri mikrobu taşıyıcılarıda vardır.Özellikle dizanteri yayılmasında karasinekler büyük rol oynar. Genelde dizateri salgınları yaz aylarında çıkar, denize dökülen lağımlardan karışan basillerle plajlarda enfeksiyon kapmak mümkündür, dizanteri her cins insan da ve heryaşta görülebilen bir enfeksiyondur. Kuluçka süresi ortalama 3-6 gün arasında değişir.

Basilli dizanteri belirtileri
Ani olarak baş ağrısı, halsizlik, kusma, titreme, yüksek ateş, karın ağrısı ile birlikte, kan, cerahat, balgam içeren ishal başlar. Hastalık ilerledikçe dil şişer,
hazımsızlık ortaya çıkar, idrar yaparken yanma, bazı durumlarda durdurulmayan hıçkırık oluşur. Hastalığın 2.-3. gününde tansiyon düşer, nabız sayısı artar.

Çocuklarda ise sinir sistemi belirtileri fazladır, huzursuzluk durgunluk, su kaybı, havaleyle seyreder. Erişkinlerde 10-15 surer, müzminleşen dizanteri ise gelip geçici tedavilerle senelerce sürebilir.
Dispeptik müzmin dizanteri
Büyük abdestte kan ve balgam kaybolduğu halde ishal devam eder, besinlerin hazmedilmemesi söz konusudur, kalın bağırsakta ülserli ve kanayan noktalar vardır.
Komplikasyonlar;
Makat çevresi apseleri, prolapsus ani, idrar kesesi iltihabı, dizanteri romatizması, göz kapağı mukozasının iltihabı konjiktivit, kaslarda nadir olarak felç görülebilir. Ölüm oranı %5 -10 arasındadır, çocuk ve yaşlılarda daha fazladır.
Basilli dizanteri tipik belirtileri ile kolayca tanınır. Fakat amipli dizanteriden klinik belirtileri ile ayırt edilemez. Kesin teşhis, büyük abdestten kültür yaparak dizanteri basilini üretmekle konulur.

Tedavi

Hataneye yatıralarak hasta yatak istirahatine alınır, önce beslenmesi ayarlanır. Bol sıvı verilir. Hasta pirinç çorbası ile beslenir. Posa bırakan gıdalar verilmez (sebze, meyve gibi). Midede azalmış bulunan hidroklorik asit, limonata şeklinde veya özel ilaçlarla tamamlanır. Yemekten sonra, sindirim enzimleri ihtiva eden ilaçlar verilir. Yiyebilen hastalara ekşi elmaların rendesi faydalıdır. Şiddetli ağrılara karşı; karın üzerine sıcak su torbaları ve termofor koymak iyi gelir, geceleri ilaç verilir. Tedavide ilaç en mühimi, direk basil üzerine etkili olan ilaçlar uygulanmaktadır.
Korunma
Sular klorlanır, sütler iyi kaynatılır veya pastorize edilir, çiğ sebze ve meyveler temzi ve bol su ile yıkanır.Salgın sırasında çiğ sebze ve meyve yenmemelidir. Besinler karasinek lerden korunmalı, el temizliğine, mutfak temizliğine, tuvalet temizliğine dikkat edilmelidir.Korunmada yaygın olan bir aşı yoktur.

Amipli dizanteri
Entamoeba histolytica ismi verilen bir amip tarafından meydana getirilen, dizanteri şeklidir. Bu amip, insanlara ait bir parazittir. Bunun bir canlı hareketli şekli, bir de kist şekli vardır. Tabiatta ancak kist şeklinde bulunur. Amipli dizanteri tropik ve subtropik iklim bölgesinde yaygındır. Birinci Cihan Savaşında Mısır’daki kamplarda esir kalan er ve subaylarımızla yurdumuza gelmiş ve Anadolu’nun soğuk sıcak her bölgesine yayılmıştır.Canlı şekli dayanıksız olduğundan, bulaşmada önemli değildir. Su, çiğ yenen besinler ve karasinek ler hastalığın bulaşmasında rolü büyüktür. Amipli dizanteri tek tük rastlanan bir hastalıktır, basilli dizanteri gibi salgınlara pek yol açmaz.
Ağızdan alınan kistler, doku içinde ilerler bağırsakta ülsere neden olur, apselere yol açabilir.Amipli dizanteri genellikle kistler alındıktan 8-10 gün sonra ortaya çıkmaktadır.

Belirtileri

Derecesi iklime, kişinin bünyesine ve amibin cinsine göre değişiklikler gösterir. Had amipli dizanteri, hastalığın klasik şeklidir. Belirtiler basilli dizanteriye benzer. Farklı olarak, bunda genellikle ateş yoktur. Ancak barsakta gelişen diğer bir enfeksiyon veya karaciğer apsesi gibi bir komplikasyon olursa ateş yükselir. Hafif belirtiler ve nöbetlerle tanınmayan amipli dizanteri veya had safhadayken yeterli tedavi görmeyen veya hiçbir hekim tarafından müdahale edilmeyen vak’alar müzminleşir. Amip hali denen hafif hastalık, müzmin dizanterinin meydana gelmesinin başta gelen sebeplerindendir.

Komplikasyonları: Barsak gangrenleri, barsak kanamaları ve delinmeleri, barsakta kanser gelişimi, hepatit karaciğer iltihabı karaciğer absesi ve diğer organ abseleri sayılabilir. Amipli dizanteri; ishal yapan diğer hastalıklarla ve en çok da basilli dizanteri ile karışır. Kesin teşhis; büyük abdestten alınan bir parçanın mikroskopla incelenip, amiplerin görülmesiyle olur. Tedavisi ve korunması basilli dizanteri gibidir.
[ Devamı ... ]

Cok Katli Pazarlama Nedir ?

Çok Katlı Pazarlama, Ya Da Doğrudan Satış

Devir değişirken müşterilerin beklentileri, davranışları da buna paralel olarak sürekli değişmektedir. Eskilerin bir deyimi vardır: “Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer.” Günümüz müşterisinin cebine giden yol ise kalbinden sonra beyninden geçiyor.

Üreticilerin en büyük hayali müşteri adayının kalbinde bir yer edinebilmek. Bunun için farklı pazarlama kanallarıyla müşterinin kalbine ulaşmaya onunla, iletişimi güçlendirmeye çalışıyorlar. İşte tam bu sırada “doğrudan satış/çok katlı pazarlama sistemi” devreye giriyor. Çünkü bu sistem tamamen tavsiye üzerine kurulmuştur. Satıcılar ve müşteriler dosttur. Dolayısıyla ilişkiler dostane bir havada ilerler. Bunun için güven en üst düzeydedir. Bu tarz büyümeyi seçen şirketler reklâma yatırım yapmak yerine müşteri hizmetlerine yatırım yaparak müşteri memnuniyetini en üst düzeyde sağlamaya odaklanırlar. Memnun bir müşteri, yeni müşterileri getirir ve sistem varlığını bu şekilde sürdürür.

Devir değişirken müşterilerin beklentileri, davranışları da buna paralel olarak sürekli değişmektedir. Eskilerin bir deyimi vardır: “Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer.” Günümüz müşterisinin cebine giden yol ise kalbinden sonra beyninden geçiyor.

Üreticilerin en büyük hayali müşteri adayının kalbinde bir yer edinebilmek. Bunun için farklı pazarlama kanallarıyla müşterinin kalbine ulaşmaya onunla, iletişimi güçlendirmeye çalışıyorlar. İşte tam bu sırada “doğrudan satış/çok katlı pazarlama sistemi” devreye giriyor. Çünkü bu sistem tamamen tavsiye üzerine kurulmuştur. Satıcılar ve müşteriler dosttur. Dolayısıyla ilişkiler dostane bir havada ilerler. Bunun için güven en üst düzeydedir. Bu tarz büyümeyi seçen şirketler reklâma yatırım yapmak yerine müşteri hizmetlerine yatırım yaparak müşteri memnuniyetini en üst düzeyde sağlamaya odaklanırlar. Memnun bir müşteri, yeni müşterileri getirir ve sistem varlığını bu şekilde sürdürür.

Neden Türkiye’de Hızla Yayılıyor?
1) Sistem kazan-kazandır yaklaşımı üzerine kurulmuş bir sistem
Ürünleri hem kullanırken kazanıyorsunuz, hem de satarken.
Çünkü ürünü tavsiye ettiğiniz her müşteri üzerinden belli bir kazanç hakkınız var.
Sadece siz değil, tavsiye ettiğiniz kişiler de ürünü başkalarına önerdiklerinden onlar da kazanıyor.
2) Seçme özgürlüğü var
Sistem kurmak istemiyorsanız, sadece ihtiyacınız olan ürünü daha ucuza alabiliyorsunuz.
3) Kendi işinizi kurmanın en kolay ve en ucuz yoludur
Bu tarz pazarlama organizasyonlarında sisteme girmenin, kendi işinizi kurmanın maliyeti 10-80 YTL. Bir girişimci olarak bu sermaye ile kendi işinizi kurmak neredeyse imkânsız.
4) Şirket her türlü satış sonrası hizmeti ve pazarlama desteğini sizin için hazırlıyor
Bu tarz şirketler, kurmuş oldukları teslim merkezlerde kullanıcı ve satıcılara yönelik çalışma ortamları hazırlıyor, ürünleri tanıtan broşür gibi materyalleri oluşturuyor, ürün örnekleri bulunduruyor ve eğitimleriyle iş bilginizi sürekli geliştirmeye çalışıyorlar.
Satın almak istediğiniz ürünü internet veya telefonla sipariş edebiliyor, istediğiniz adrese teslim edilmesini sağladığınız gibi ürünlerinizi teslim merkezlerinden anında kredi kartı ya da nakit ödeme sistemiyle alabiliyorsunuz.
5) İşin riski ve zorunlu mesaisi yok
İstediğiniz kadar çalışabiliyorsunuz. Bu işe girdiğiniz ya da çıkmak istediğinizde maddi kayıplara uğramıyorsunuz.
Ürün stoklamak ya da satmak için bir işyeri tutmanıza, stok maliyetlerine katlanmanıza, nasıl pazarlayacağını düşünmenize gerek yok. Sistem size işte nasıl başarılı olacağınızı da öğretiyor. Zamanınızı kendiniz yönetiyorsunuz.
Ne kadar çalışırsanız, ne amaçla sistemdeyseniz sistem size onu sunuyor. Bir ekip içinde sosyal bir çevreniz oluyor ve takım olarak çalışmanızın sonuçlarını görüyorsunuz.
6) Kim olduğunuzun bir önemi yok
Türkiye’de bir işe girmek için bitirdiğiniz okul, eğitim altyapınız ve sahip olduğunuz iş deneyimi büyük önem arz eder. Bu tür sistemlerde ise ‘isteğiniz’ önemlidir. Dolayısıyla siz işe başlamak istiyorsanız, işe girme serbestiniz var.
Yeterli olup olmadığınız, iş tecrübenizin varlığı burada belirleyici unsurlar olarak öne çıkmıyor. İnsanlar sizi etiketinizle değil, çalışma arzunuz ve sonuçlarıyla takdir ediyorlar.
7) Tek ürünü de toptan fiyatına alıyor, aracılara ayrıca para ödemiyorsunuz
Sadece kendi ihtiyaçlarınızı bile alsanız yine de kazançlısınız. Çünkü sisteme üye olduğunuzda ekip kurmasanız bile ürünleri piyasa fiyatından %30 daha ucuza alıyorsunuz.
Böylece bittiğinde çöpe attığınız kutu maliyetlerinden de kurtuluyor, yani ürünün içeriğine para ödemiş oluyorsunuz. Bu, ekonomik refahın her geçen gün azaldığı ülkemizde büyük bir kazanç kalemine dönüşüyor.

Müşteri Açısından Bu Sistemin Faydaları
Bu tarz pazarlama sistemleri genellikle daha sonra pişman olmak istemediğimiz deneme yanılma yoluyla, ya da araştırarak hatta bir bilene sorarak yaptığımız satın alma davranışımızı gerçekleştirdiğimiz ürünleri piyasaya sürüyorlar.
Türkiye’de Nüfusun %45’inin herhangi bir sosyal güvencesi yok. Tüm dünyada sosyal güvence sistemleri tıkanmaya başladı. Kendi geleceğiniz için kendi çabanızla bir şeyler yapmak zorundasınız. Para biriktirmek için paranız olmalı. Ama siz geçinemiyorsunuz bile. Bu sistemde ise satan kişinin de alan kişinin de daha sonradan başı ağrımıyor. Çünkü size ürünü tavsiye eden de bu ürünü kullanıyor. Siz beğenmezseniz, üretici şirket ürününün arkasında duruyor. Bu durum tüketiciyi de, satan kişiyi de rahatlatıyor ve güvenini pekiştiriyor. Sistemi kullanan da rahat, sistemi tavsiye eden de. Sattığı ürüne güvenen satıcı işine dört elle sarılıyor, kazanıyor.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, aklında her hangi bir soru işareti olmayan tüketiciler, ürünü ‘acaba’ diyerek alıp kullanan müşterilere göre memnunlar.
Belki de,
İyi bir eğitim alma şansı elde edemediniz.
Ev hanımısınız, iş hayatınız hiç olmadı; ama siz ev ekonominize katkıda bulunmak istiyorsunuz.
Çocuklarınızı büyütürken yarı zamanlı bir iş istiyorsunuz.
İyi bir eğitiminiz olsa bile part-time bir iş bulmak da kolay değil.
İş yerindeki entrikalardan sıkıldınız; ama yeni bir iş bulamıyorsunuz?
İkinci bir işe ihtiyacınız var.
Tek maaşla da emekli maaşıyla da geçinmekte zorlanıyorsunuz. İkinci bir iş yapmak ya da hukuken emekli olup çalışmak zorundasınız.
Bu koşullarda iş bulmak ve geçinmek nerdeyse imkânsız gibi…

Ülkemizde,
Emeklilik yaşı kadınlarda 58, erkeklerde 60. Ortala ömür ise kadınlarda 71, erkeklerde 66,4.
Bu dünyadan göçüp gitmeden hayat kalitenizi artırmak, çocuklarınıza iyi bir gelecek kurmak istiyorsunuz, arayış içindesiniz, umudunuzdan ve çalışma isteğinizden başka hiçbir sermayeniz yok.
Tüm bu durumları göz önüne aldığımızda kişilere maddi özgürlük, kendi işine sahip olabilme, zamanı daha özgür kullanabilme şansı ve bireysel gelişim, insanlara yardım etme, yeni insanlarla tanışma fırsatı tanıyan bu sisteme dahil olmak isteyen pek çok insan var. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de birçok kişi kendi hayallerine kavuşma sürecini hızlandırmak, başkalarını da hayallerine kavuşturmak için bu sistemlere tutunuyor.
[ Devamı ... ]

2 Mart 2010 Salı

Network Marketing Nedir ?

Network marketing şirektlerin kendi imkanları yerine bireylere imkan sağlayarak ürünlerini pazarlama yöntemidir. Ürün direkt olarak alıcıya ulaşır. Ülke,bölge distribütörleri, dağıtıcılar, toptancılar araya girmediğinden sadece ürün satışına vesile olan kişi kar sahibi olur. Network marketing klasik geniş çaplı ticaretin aksine insanların kazanmak adına organize olmasını sağlamaktadır. Ekonomistlere göre network marketing sayesinde gelecek 50 yılda dünya üzerinde çok daha fazla gelir ve refah sahibi insan olacaktır. Ekonomistlerin en büyük hayali, dünya kaynaklarının herkese eşit bir şekilde dağıtılması ve insanlar arasında uçuk gelir farklarının ortadan kaldırılmasıdır. Bunu sağlayacak olanda network marketing sistemidir ki artık bir çok kişi ve firma bunun farkına varmıştır. Klasik ticaretin aksine network marketing ile kazanç her bireye emeği karşılığında eşit olarak dağıtılmaktadır. Network marketing in bir çok çeşidi bulunmaktadır. Bunlardan bazıları 5 seviye bazıları 3 seviye bazıları da 10 seviye alt katmana kadar komisyon dağıtımı şeklinde değişir, bazı network marketing sistemlerinde "binary" yani sağ ve sol dengeli-katlamalı kazanç sistemi ele alınmıştır. Aşağıdaki resimde örnek bir ekip grafiği göreceksiniz.

Binary Plan


Çoğu kişi ilk kez network marketing ile tanıştığında saadet zinciri ile karıştırmaktadır. Aslında bu şekilde düşünüldüğünde gerçek saadet zinciri mevcut ticaret sistemindedir, çünkü kazanan sadece ürün sahibi ve en büyük distrübütördür. Network marketing ile isterseniz yeni başlayın isterseniz 1 sene önce başlayın mutlaka seviye sınırı veya kazanç sınırı bulunmaktadır. Bu da firma kazanç planından herkesin eşit şekilde fayda sağlamasına olanak sağlamakla birlikte tüm gelirin ortak bir şekilde kulanıcılara ve tüketicilere dağıtılmasını sağlamaktadır. Bunu daha iyi anlamak için aşağıdaki grafiğe göz atabilirsiniz.


Network
[ Devamı ... ]

Saadet zinciri Nedir ?

Saadet zinciri, Piramit şeması olarak bilinen dolandırma sisteminin halk arasındaki ismidir. Bu sistemde, zincirin en üst kesimlerindeki kişilerin yüksek miktarlarda para kazanma imkanı varken, en alt kesimdekiler her zaman kaybetmeye mahkumdur.

Zincir, en tepedeki kişinin zinciri kurmasıyla başlar. O kişi, zincire belli sayıda üye alır (en az 2 olmak kaydıyla), ve o üyeler zincire katılmak için para öderler. O ödenen paralar, zincirdeki en üst kişiye gider. Yeni alınan üyelerin de kazanması için onlar da yeni üyeler bulmalıdır. Bu üyelerin ödediği paralar üst seviyelerdeki kişiler arasında paylaştırılır. Yeni üye bulunmayana kadar sistem bu şekilde devam eder. Yeni üye bulunmayınca zincir çöker ve zincirin en alt seviyesindekiler kaybetmiş olurlar.

Bir saadet zincirinde en çok kazananlar en üstteki kişilerdir ve saadet zincirleri genelde bir elin iki parmağıyla sayılabilecek sayıda katman oluşturma özelliğine sahiptir. Mesela zincirde yeni bir katman oluşması için her üyenin 6 yeni üye getirmesi gerekiyorsa, ilk seviye 6 üyeyle oluşur, ikinci seviye 6*6=36 üyeyle, üçüncü seviye 36*6=216 vb. üyeyle oluşur. Bu da, 13. seviye için 13.060.694.016 üye gerektiği anlamına gelir. Bu sayı, dünya nüfusunun üstünde olduğundan zincir devam edemeyecektir.

Saadet zincirlerinin başka bir versiyonu da verilen para karşılığında bir üründür, bu ürüne verilen para bu ürünün değerinin çok üstündedir. Zincire katılan kişi ise ürünü başkalarına satarak para kazanır, yine aynı mantıkla zincir çöker.
[ Devamı ... ]

1 Mart 2010 Pazartesi

Super Teklif Nedir

Super teklif nedir? Yeni saadet zinciri mi yoksa cok katmanli model mi?


Süper Teklif nedir?
Süper Teklif = Süper Spam = Süper Saadet Zinciri

Son bir aydır bir süper teklif çılgınlığı aldı başını gidiyor. Artık herkes sitesini süper teklifin referans numaralarıyla doldurdu. Posta kutularımız süper teklifçi üyelerin spam mailleriyle zırt pırt işgal ediliyor. Forumlarda birbirini yiyorlar benim referansımla üye ol.. Yok benim referansım seninkini döver. Onun referansı geçerli değil benimkini kullan. Sisteme üye oldum abi ve hemen bi laptop çektim kendime
Artık tüm forumlar, bloglar her yer kirlendi. Sebebi 1 ayda meşhur olan süper teklif yüzünden. Şu süper teklif nedir ne değildir tarafsız bir gözle yazıyı okumanızı öneririz. Önce sistemi anlatalım ve sonra nasıl bomba sallayacağımızı gösterelim. Bombaları sallayın da bu sistemin ne menem bir şey olduğunu herkes öğrensin...

Kaynak olarak özgür ansiklopedi wikipedia sağolsun. Pekçok süper teklif üyesi araştırmadan işin içine girdiler herkesi kendilerine güldürüyorlar.

Şimdi başlayabiliriz...

Biz haksızlık etmeden meseleyi her yönüyle inceleyeceğiz. Süper teklifçiler gibi bol vaad yok bizde..

İşletme modeli olarak Piramit Modeli ve Çok Katmanlı Pazarlama (Multi-level marketing)
Sürdürülebilir bir işletme modeli olmayan Piramit modelinin yani saadet zincirinin ana çalışma mantığı sisteme yeni üyeler kaydetme esasına dayalıdır. Modelin kolayca tanınan türlerinde genellikle herhangi bir ürün ya da hizmet dağıtılmadan yeni abone olanlardan alınan belli miktardaki ücretle en üstteki katmanda bulunan yani sistemi başlatanlar kısa zamanda amiyane tabirle köşe olmaktadırlar. (geçmişte Titan saadet zincirini herkes hatırlar). Piramit modelleri neredeyse yüz yıllık bir geçmişe sahiptir.

Çok katmanlı pazarlama modelinde bireyler bir firma ile bağımsız bir birey olarak ilişkili olup ürün ve hizmet satışından aldıkları komisyonların yanında işletmeye getirdikleri yeni kişilerin sattıklarından da komisyon alırlar. Yasal bir çok katmanlı firmada, komisyonlar yanlızca firmanın sattığı ürünler üzerinden kazanılır. Gelir veya kazanç yanlızca üyelikler yoluyla elde ediliyorsa bu sonradan bahsedileceği üzere piramit model olarak adlandırılmakta ve problem oluşturmaktadır (pazar doygunluğu nedeniyle).

Çok katmanlı pazarlama yöntemleri de piramit sistemlerine yakından benzemektedirler. Aralarındaki temel fark, çok katmanlı modelin işletme modeli olarak kanuni olması saadet zinciri olarak ta bilinen piramit modelin ise ülkemiz de dahil olmak üzere pek çok ülkede yasalara aykırı oluşudur. Çoğu piramit modelinin ortak özelliği, potansiyel müşterilerin (ya da kurbanların) kafasını karıştıracak şekilde karmaşık, ama kesin ifadelerle herkese çok miktarlarda para kazanmayı taahhüt eden vaad ya da tekliflerle ortaya çıkmalarıdır. Her bireye, sisteme kendileri üzerinden abone olan üyeler üzerinden ne kadar çok para kazanacağı telkin edilir. Bu telkin edilirken de insanlardaki hırsı kamçılayacak şekilde sistemdeki genel katmanlardaki (örnek, 2li sistemde 2-4-8-16-32-64-128-256 .. ve 6’lı sistemde 6-36-216-1296-7776-46656-279936-279936-1679616 kişi) ekponensiyel artış gösterilmekte ve sisteme dahil olanların çoğu kendisini katmanın en üstünden başlayacağı hissine kapılmaktadır. (Bakınız süper teklifçilerin sitesi)

Sistemde, kurbana genellikle belli ücret karşılığı abone olacağı bir teklif götürülür. Bu teklifle kurbanın aynı teklifi başkalarına satmasına izin verilir. 6 kişilik katmanlı sistemde, her bir satışta, orijinal olarak hangi kişi referans alındıysa ona bir satış bedeli ödenir listedeki diğer 5 kişi eğer liste son katmandaki üye tarafından düzenlendiyse hava alır. Eğer son katmandaysanız isminiz en başta olmayacağından size hiçbir ödeme yapılmaz. Sistemin en büyük ve en temel problemi sisteme sonradan katılanlara ya hiçbir faydası olmaması ve para koyduysa hepsini kaybetmesi (en son katmandakiler) ya da çok az faydası olmasıdır (en alt katmanın üstteki komşuları).

Sistemde elde edilen para sürekli olarak zincirin üstüne doğru hareket eder ve zinciri ilk defa ortaya çıkaran alttakilerden sürekli kazanır. En kötü durumdakiler daha önce belirtildiği üzere, sisteme sonradan üye olmaları nedeniyle teklifi kabul edecek üye bulamadıklarından dolayı en alt katmandakilerdir (neden üye bulamadıkları açıklanacak). Son katmandakilerin artık üye bulmaları imkansız olduğundan sisteme referanslı uyduruk üyeler bulması ya da sistemde hali hazırda üye olanlara tekrar tekrar teklif satması gerekecektir. İşin en kötü tarafı da biraz sonra matematiksel olarak açıklanacağı üzere sistemdeki ezici çoğunluğun her zaman en alt katmanda yer almasıdır.

Piramit modeller pek çok ülkede yasal olmamasına rağmen değişik formlarda ortaya çıkabilmektedirler.

Tarihçe
Piramit programları çok değişik şekillerde kendini gösterirler. İlk piramit programlardan birinin çalışması şu şekildedir. İçinde 5-10 arasında kişinin ismini ve adresini içeren bir zincir mektubu (Chain letter) gönderilerek alıcının az miktardaki bir parayı (1-5 ABD doları arası) zincir listedeki ilk kişiye göndermesi istenir. Parayı zincirdeki ilk kişiye gönderen alıcı listeden bu ilk ismi silerek listedekilerin hepsini bir üste kaydırır ve kendi ismini ve daha sonra kendi bulduğu isimleri listenin en sonuna yani zincire ekler. Daha sonra bu yeni listeyi kopyalar ve başkalarına gönderir. Bu işlem devam ettiğinde ve belirtilen alıcının ismi listenin başına geldiğinde başka kişiler bu şahsa ödemeyi yapar. Bu tür programların başarısı tamamen yeni üyelerden oluşan bir ekponensiyel büyümeye bağlıdır. Bu yüzden piramit modeli olarak adlandırılmaktadır. Bildiğimiz gibi piramitte her katmanda bir öncekine göre çok daha fazla katılımcı nüfusu yer almaktadır.

Maalesef çok basit bir analiz yapıldığında görülecektir ki birkaç iterasyon sonunda mevcut katılımcıların tümünün kazanabilmesi için piramitteki tüm katılımcıların tekrar tekrar sisteme üye olması ve para yatırması gerekmektedir. Bu imkansız bir durumdur ve basit matematiksel bilgiyle anlaşılıacağı üzere bu tür sisteme katılanların çoğunun hiç bir kazancı olmayacaktır (ya da yatırdıklarını kaybedeceklerdir).

Eski sosyalist Sovyet devletlerinde insanlar borsa vs mekanizmalardan haberdar olmadıkları için %1000 kazancın mümkün olabileceğine inandığından çok geniş ölçekli piramit programları oluşturulabilmiştir. Rusya’daki MMM Piramit programı ve Arnavutluk’taki piramit programları çok meşhurdur. Özellikle Arnavutluk’taki toplumsal bir fenomene ve çatışmalara dönüşmüştür (Bakınız Sali Berisha).

Piramit Sistemlerin Belirgin Özellikleri
Bu programlarda en belirgin özellik, satılan ürünün aslının kendi başına hiç bir değere sahip olmaması ya da ürün varsa pazar fiyatının oldukça üstünde satılmasıdır. Ürün olarak ortaya konan örnekler genelde broşür ve kasetler olup içlerinde sisteme nasıl üye olunur, insanları nasıl üye yapabilrsiniz gibi bilgilerden oluşmaktadır. Kendileri gerçek ticari değer olarak hiç bir şey iken zincirdeki değerleri yüzbinlerce doları bulmaktadır. Sistemin yaygın internet versiyonlarında ‘İnternette 1 milyon dolar nasıl kazanılır’ gibi başlıklarla online olarak satılan değersiz belgeler söz konusudur. Bu durumda posta masrafları da sıfıra düşmektedir. Diğer bir örnekte ise pazar değerinin üstünde satılan ürünler söz konusudur (örnek, parfüm, deterjan, kap kacak vs vs). Sonuçta sadece sisteme üye olan kişi bu ürünü satın alır ve daha fazla para kazanmanın yolu sadece ve sadece başkalarını sisteme üye etmekten geçmektedir. Aşırı fiyatla satılan bu üründen elde edilen fazlalıklar piramit sistem için kullanılmaktadır. Birazdan bahsedilecek Pazar Doygunluğuna ulaşıldığında sistemi devam ettirmek için başta üyeler üyelik için para öderken sonradan yeni üyelere para ödenir duruma gelinir.



Piramit programın ana belirgin özellikleri şunlardır:

1.İnsanları heyecanlandıran vaadler nedeniyle satışta veya üye etmede ani bir tırmanma (doygunluğa ulaşılınca ani düşüş)
2.Üye olmayanlara (yani dışarıdakilere) firma ve teklifin mahiyeti hakkında çok az bilgi.
3.Bulanık ifadeli vaadler ya da sınırsız kazanç potansiyeli vaadleri
4.Satılan hiç bir ürün olmaması ya da satılan ürünün pazardaki muadilleriyle karşılaştırıldığnda daha pahalı olması
5.Sadece yeni üyeleri kaydetme esasına ve üyelere dayalı kazanç sistemleri ya da üye olmayanlara satışın yapılmadığı sistemler
6.Yanlızca sisteme ilk önce katılan çok küçük azınlığın gerçekten kazanabilmeleri
7.Sisteme katılmanın tamamen yasal olduğuna dair verilen garantiler

Piramit ve çok katmanlı pazarlama modelini birbirinden nasıl ayırt edebiliriz?
Çok katmanlı pazarlama modelinde önemli miktarda kazanç, ürünün ya da hizmetin üyeler dışındaki kişilere satışından gerçekleşir. Eğer satış veya hizmet sadece üyeler arasında gerçekleşiyorsa eninde sonunda pazar doygunluğu gerçekleşeceğinden sistem zaten kısa sürede kendiliğinden çözülmeye başlayacaktır. İşletmeyi başarılı olarak götürmek için pek önemli olmasa da bazı çok katmanlı pazarlama şirketleri yeni üye alımına komisyon öderler. Yeni üye kabul etmenin parasız olması bir sistemin piramit olmadığını göstermez. İki sistemi ayırt edici soru şudur: Sistem sadece üyeliğe dayalı bir kazanca mı dayanıyor yoksa üyeler dışındaki kişiler aracılığıyla da gelir elde ediliyor mu? Eğer üyeler dışındakilerden de ürün ve hizmet satışlarıyla gelir elde edilebiliyorsa sistem yasal olarak kabul edilmekte ve Çok Katmanlı Pazarlama modeli olarak adlandırılmaktadır.

Pazar Doygunluğu
Piramit plan ve programları ya da modellerinin gayri ahlaki (ahlaki ve vicdani anlayışa ters) ve yasalara aykırı olmasının arkasındaki temel olgu Pazar doygunluğu gerçeğine dayanmaktadır.
Hiçbir piramit modeli pazar doygunluğu nedeniyle sürdürülebilir bir işletme modeli olamaz.

Şekil 1, bir piramit modelin neden sürdürülebilir olmadığını göstermektedir.






Şekil 1. Piramit modelde seviyeler (katmanlar) ve katılımcı ilişkisi


Ulaşılan katman sayısı ne olursa olsun, piramidin en alt katmanındakiler her zaman kaybetmeye mahkumdur. Diğer önemli nokta ise bu kaybedenlerin oranı her zaman üstündeki katmandakilerin hepsinden daha fazladır. Eğer plana göre her seviye kendi altında 6 üye kabul ediyorsa, kaybedenlerin kazananlara oranı 5’e 1’dir. Yani her 6 kişiden 1’i kazanırken 5 kişi kaybedecektir. Bu da her halükarda yaklaşık %84’ün her zaman kaybedeceği anlamına gelir. Bir piramit modelin kaçınılmaz kaderi budur. Diyelim ki en başarılı bir piramit modeli tüm Türkiye’yi üye etti (ki hiçbir şekilde mümkün değil). Bu durumda piramidin ulaşacağı en alt katman (10.katman) 60,466,176 kişidir. Bir önceki katmandaki kişi sayısı ise 10,077,696. Yani 60,466,176-10,077,696= 50,388,480 kişi kaybederken 10,077,696 kişi kazanabilecektir. Kazananların oranı 10,077,696/(50,388,480+10,077,696)=%16,67 kaybedenler ise %83.33. Piramit hangi katmanda sona ererse ersin %83.333 her zaman kaybedecektir. Kaybedenler sadece en alt katmandakiler mi? En alt katmanın bir üstündeki katmanındaki üyelerin de kendi altında yanlız bir seviye olduğundan kazançlarının hiçbir anlamı olmayacaktır.


Gerçekte piramit hiçbir zaman dengeli olmasa ve bazı üyeler beklenen sayıda üyeyi kaydedemese de aynı prensipler geçerlidir.


Piramit Sistemlerdeki Paydaşlar (Stake holders)
Şimdi de piramit sistemin, paydaşları (stakeholders) üzerinde bir piramit sistemin etkilerini tartışalım. Bildiğimiz gibi paydaş, bir sistemden olumlu ya da olumsuz etkillenen kişi ve kesimlerdir.

Piramit Sistemin Paydaşları (Stakeholders)

Kurucu
Kaptan yani bu işi başlatan kişi sistem kısa ömürlü olsa da kısa zaman içinde çok para kazanabilir. Bu işi tasarlamak şeytanca plan gerektirdiğinden vicdanlarının sızlayacağını zannetmiyoruz.

Üyeler
En üst katmanlardaki üyeler eğer bu durumu vicdanlarına sığdırabilirlerse ve gece rahat uyuyabilirse belli kazançlara ulaşabilirler. Alttaki katman sayısı arttıkça kazandıklarından dolayı belki cüzdanlar vicdanları bastırabilir. Piramit bir sistemde en çok mağdur olanlar (%84’lük kesim) en alt katmandakilerdir. Sistemden elde edilen kazançtan hiç bir şekilde nasiplenemezler. Bir yandan yeni üyeler bulabilmek amacıyla çaresiz gayretlere gireceklerdir. Fakat Pazar doygunluğu nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerinden sistemdeki diğer mevcut üyelere yeni üyelikler satmaya çalışacaklardır. Diğer yanda kendileri tekrar tekrar üye olma yoluna gideceklerdir. Bu, internet ortamında gerçekleştirilen süper teklif gibi bir piramit modeli ise bolca gönderilen spam posta ve kendi referans numarası üzerinden farklı e-posta adresiyle defalarca yinelenen sahte kişilikli kayıt demektir.

Reklam Verenler

Sistemin ana sponsoru olan reklam verenlere acımak gerekir. Zira reklam bir gönüllülük işidir. Google'dan örnek alsınlar ve tıklama sahtekarlığını önlemek için neler yaptığını araştırsınlar. İşleri güçleri para kazanmak olan piramit kurbanları ha babam de babam spam reklam tıklayacaklardır. Reklamın çoğu kez içeriğini bile hatırlamadan. Ayrıca piramit sistem doygunluğa ulaştığında bir sürü sahte üye oluşacaktır. Her üye farklı e-posta hesaplarıyla pek çok kez kaydolacak ve sabah akşam reklam alacaktır. Reklam verenler gerçekte olmayan veya farklı e-posta hesaplarına sahip kişilere boyuna para pompalayacaklardır.

Bizler gibi gariban internet kullanıcıları

Spam postalarla kafalarımız ütülenmeye devam edecektir. Forumlarda süper teklif geyik muhabbetlerini dinlemeye, girdiğimiz pek çok sitede önümüze pat diye çıkan süper teklif referansını iteleyip bilgi aramaya çalışacağız.


Süper Teklif Nedir?

Burada amacımız süper teklif sistemi hakkında bir yargıda bulunmak olmayıp dışarıdan gözlemlediklerimizi yazmaktır. Çok Katmanlı Pazarlama modeli mi yoksa yasal olmayan Piramit model mi olduğunu kendi üyelerinin ve sizlerin takdirine bırakıyoruz ve en önemlisi yasal kuruluşların dikkatine terkediyoruz. Yetkili kurumların olayı derhal incelemeye alması gerektiğini ifade ediyoruz ki insanlar yol yakınken kandırılmaktan kurtarılsın. Eğer model yasalsa şaibeden kurtulmuş olurlar.

Kendi sitelerindeki ifadelerine göre, Süper Teklif sistemi yasal olan Çok Katmanlı bir Pazarlama modelidir. Yukarıdaki şekilde ifade edildiği üzere 6’şarlı katmanın esas alındığı örneklerinden anlaşılmaktadır. Sisteme ancak referansla üye olunabilir ve üyelik ücretsizdir. Üye olanlar muhtemelen piramit sistemin geleneksel zincir mektup prensibine göre otomatik olarak gruplandırılmaktadır. Üye olma sırasında, isim soyisim, cep telefonu (SMS ile dağıtılması planlanan reklamlar için), meslek, doğum tarihi, çocuk durumu, evlillik durumu ve tabii e-posta gibi bilgiler sorulduğunu ve sonuçta bir referans numarası verilerek tanıdıklara dağıtılması ve üye edilmesinin istendiğini sisteme üye olanlardan biliyoruz. Daha sonra, sisteme reklam verenlerden alınan ücretin gruplardaki üyelere dağıtılacağı söylenmekte ve üyelerin dağıtılan reklama tıklayarak ya da okuyarak para kazanacakları ifade edilmektedir. Sitenin reklamında bir postanın dağıtılmasından doğacak olan 1002 YTL civarındaki ücret en üst katmandaki kişi baz alınarak verilmiştir. Ama diyelimki 200,000. üye olarak sisteme katılacak bir kişinin ne kadar kazanacağından bahsedilmemiştir. Eğer kullanılan referans numarası, veri tabanında otomatik artan bir sayıda ise şu anda üye sayısı 170,000 civarında yani yukarıdaki piramit şekline bakarsanız 7. katmanda (279,936 katılımcılık dilimde). Şu anda üye olan bir kişinin 8.katmana geçilmedikçe tek kuruş kazanması mümkün değildir. Milyonlarca dolarlık bir reklam pastasını hedefleyen firma için bu tür önemli ayrıntıları içeren bilgilerin bulunmaması saadet zincirlerinde olan bir durumdur.

Süper tekliflerini spam posta yoluyla zahmet edip (!) yollayan üyelerden öğrendiğimize göre olay basında da yer almış ve bu bilgiye göre şu andaki üye sayısı hedefi aşılmış olup yıl sonu hedefi 1.5 milyonmuş (bakınız katman 8). Eğer süper teklif, piramit bir sistemse yıl sonunda 1.5 milyon hedefi tam olarak gerçekleştiğinde tam olarak 1,220,064 kişi hiçbirşey kazanamayacaktır. (Üyenin bu sayıya varamayacağını zannediyoruz)

Sistemin gelirlerinin tamamen üyeler aracılığıyla sağlanması, üyeler dışında kimsenin kazanç sistemine dahil edilmemesi çok güçlü bir piramit sistemi özelliğini taşımaktadır. Eğer öyleyse sistemin tamamen referansla üyelik kabul etmesi nedeniyle çok kısa sürede pazar doygunluğuna ulaşması beklenmelidir. Piramit programların en önemli özelliği saman alevi gibi parlayıp sönmesidir. Yönetim Bilimlerinde ve İşletmecilikte Ürün Yaşam Çevrimi (Product Life Cycle) olarak nitelediğimiz ürün ömrü piramit modelde çok kısadır. Pazar doygunluğuna (katmanın en alt seviyesi) ulaşmaya yaklaşıldığında yeni üye kaydetmede hızlı düşüş gözlemlenmelidir.

Aşağıda Şekil 2, normal bir ürün ya da hizmet için Ürün Yaşam Çevrimini göstermektedir. Ürünün yaşam çevriminde nasıl geniş bir zaman dilimine sahip olduğuna bakınız.

Şekil 3’te ise Super Teklif sisteminin Alexa trafik reytinglerinde trafiği gösterillmektedir. Alexa reytingine girmek her babayiğidin harcı değildir. Görüldüğü üzere tipik pramit modellerde (saadet zinciri) görülen saman alevi gibi birden parlama ve hemen akabinde ani düşüşler burada rahatlıkla farkedilmektedir. Çok ciddi bir trafik düşüşünün yaşanması nedeniyle sistemin üye sayısı açısından doygunluğa ulaşmaya başladığını söylemek mümkün olabilir. Sistemin 1 ay gibi bir zaman zarfında çok muazzam bir trafiğe erişmesi ve aynı ay içinde hızlı bir düşüşe geçmesi doygunluğa ulaşmaya başlamasının habercisi olabilir. Sistem yaşam çevrimi 1 ay içinde gerçekleşmiş gibi gözükmektedir. Pazar doygunluk seviyesine 7.katmanda (yani maksimum 279936 kişi) ulaşılmış mıdır? Yoksa hedeflendiği gibi bir sonraki katmana (1,679,616 kişinin yer aldığı 8.seviye) ulaşılabilecek midir? Bütün bunlar ilginç ve cevaplanması gereken sorulardır.






Şekil 2. Normal bir ürün ya da hizmet için Ürün Yaşam Çevrimi (Product Life Cycle)






Şekil 3. Sistemin Alexa rating sistemine göre son 1 ay içindeki trafik durumu (Son durum için bakınız)

Pazar doyum noktasına oldukça hızlı ulaşıldığından piramit modellerin ömrü oldukça kısadır. Çoğunluğu teşkil eden son katmandaki üyelerin uzun süre kazanamaması nedeniyle sistemi terk etmesi kaçınılmazdır. Tabi bu arada atı alan Üsküdarı geçmektedir.

Özetle, pek çok belirtilere göre piramit modelini andıran süper teklif olarak adlandırılan sistemin gerçekte ne olduğunu kısa süre sonra anlamak mümkün olabilecektir. Sisteme üyelik ücretsiz olduğuna göre üye olanlar bolca reklam tıklamış olacaklar. Tabi olan reklam verenlerin paralarına olacak. Artık onlar da kendi hesabını yapsınlar. Belli süre sonra kazanamadığını gören son katman üyelerinin dökülmeye başlaması kaçınılmaz. Bu üyelerin sistemden ayrılmaları durumunda bir önceki katmandakiler kazanmamaya başlayacak ve bu üst katmanlara doğru zincirleme gidecektir. Bir not: yasal olarak üyelerin istedikleri anda üyeliklerini iptal edebilmesi gerekmektedir.

Sisteme sonlarda giren özellikle son katmandaki üyelerin (muhtemelen referans numarası 46,656 üzerindeki üyeler) gerçek deneyimleri dinlenmeye değer. Gerçek deneyim diyoruz çünkü bir forumda referansı 78,000 üzerinde olan bir üye referansını göndererek başkalarını üye olmaya çağırıyor ve inandırmak için de sistemden kazandığı parayla laptop aldığını beyan ediyor ki bunun gerçekle hiçbir ilgisi olmadığı aşikar.

İnternet kullanıcıları olarak süper teklife üye olanlardan referans linkli yazılarını spam posta olarak bizlere ve forumlara göndermemesini istemek en doğal hakkımız. Bu tür spam postalara ve kirlenmeye yol açanlar da süper teklifcilerdir. O yüzden onları kınıyoruz ve super teklif=süper spam diyoruz.

Özet olarak Süper Teklif 2006 yılında Türkiye’de İnternette 1 numaralı fenomen olmaya aday. İyi yönde mi yoksa kötü yönde mi ona da siz karar veriniz.

Herkese helal kazançlar diliyoruz..

Kaynaklar
http://en.wikipedia.org/wiki/Pyramid_schemes Piramid Programlar
http://en.wikipedia.org/wiki/Multi-level_marketing Çok katmanlı pazarlama modeli
http://en.wikipedia.org/wiki/Chain_letter (Zincir Mektubu)
http://en.wikipedia.org/wiki/Chain_e-mail (Zincir e-posta)
http://en.wikipedia.org/wiki/Ponzi_scheme (Ponzi modeli ve Piramit modeliyle karşılaştırma)
http://en.wikipedia.org/wiki/Sali_Berisha (Olaylı Arnavutluk piramit programı)
http://en.wikipedia.org/wiki/MMM_(pyramid) (Rusya’daki meşhur piramit programı)
http://en.wikipedia.org/wiki/Product_life_cycle (Ürün Yaşam Çevrimi)
Süper Teklifin kendi sayfası


Gelelim Herkesi Nasıl Bundan Haberdar Edeceğimize ...

Lütfen bu sayfaya link veriniz. Mesajlarınızdaki imzalarınızda, forumlarda, morumlarda, bloglarınızda, mloglarınızda, kahve köşelerinde, meydanlarda..

Nasıl mı? Çok kolay
1. Aşağıdakileri kopyalayın daha sonra notepade ve oradan web sitenize, forum yazınıza veya blogunuza yapıştırın

---------------------------

<a href="http://aradiklarim.blogspot.com/2010/02/super-teklif-nedir.html">Süper Teklif</a>

<a href="http://aradiklarim.blogspot.com/2010/02/super-teklif-nedir.html">Süper Teklif Nedir</a>

<a href="http://aradiklarim.blogspot.com/2010/02/super-teklif-nedir.html">Yeni saadet zinciri </a>

<a href="http://aradiklarim.blogspot.com/2010/02/super-teklif-nedir.html">Saadet zinciri</a>

---------------------------

Sonuç aşağıdaki gibi gözükecektir:

Süper Teklif
Süper Teklif Nedir
Yeni saadet zinciri
Saadet zinciri
[ Devamı ... ]
 

©2010 Ne Nedir ? | by Siteler